Epilepsi ilaçları kişiye özel planlanmalı!
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, epilepsi hastalığının tedavisinde doğru ilaç seçimi, kişiye özel yaklaşım, gebelik ve genetik riskler gibi konularda açıklamalarda bulundu.
Epilepside hızlı çözüm arayışı yanlış tedaviye yol açabiliyor!
Epilepsinin, halk arasında sara hastalığı olarak bilinen ve nöroloji pratiğinde sık karşılaşılan hastalıklardan biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Nöbetlerin korkutucu olması nedeniyle hastalar genellikle tedaviden kısa sürede sonuç almak ister ve bu süreçte birçok farklı hekime başvurabilir. Oysa epilepsi hastalarının yaklaşık yüzde 70’i, uygun ilaç seçimi ve düzenli takip ile tedaviye oldukça iyi yanıt verir.” dedi.
Epilepsi tedavisinde en sık karşılaşılan sorunlardan birinin, çoklu ilaç kullanımı ve ilaçların düşük dozlarda verilmesi olduğuna işaret eden Prof. Dr. Tarlacı, “Birden fazla ilaç kullanılsa da bunların etkili dozlara ulaşmaması tedavinin başarısını azaltır. Oysa nörolojide temel prensip; tek ilaçla başlanması, ilacın etkili ve tolere edilebilen en yüksek doza kadar artırılması, yanıt alınamadığı durumlarda ise uygun bir ilacın eklenmesidir.” şeklinde konuştu.
Kişiye özel tedavinin anahtarı ilaç kan düzeylerinin ölçülmesi!
Geçmişte ilaç dozlarının hastanın kilosuna göre hesaplanırken, günümüzde epilepsi ilaçlarının kandaki düzeyleri ölçülerek daha hassas bir tedavi planı oluşturulabildiğini aktaran Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Her epilepsi ilacının kanda bulunması gereken bir tedavi aralığı vardır. İlacın düzeyi bu aralığın altında kaldığında yeterli etki sağlanamazken, üst sınırın aşılması yan etki riskini artırır. Bu nedenle ilaç kan düzeylerinin takip edilmesi, tedavinin etkinliği açısından büyük önem taşır.” dedi.
İlaç düzeylerinin ölçülmesinin aynı zamanda kişiye özel tedavinin de temelini oluşturduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarlacı, “Çünkü insanların bağırsak yapıları, metabolizmaları ve karaciğer fonksiyonları birbirinden farklıdır. Aynı doz ilaç, farklı kişilerde farklı kan seviyelerine ulaşabilir. Bu nedenle tedavinin bireyselleştirilmesi gerekir.” açıklamasını yaptı.
Epilepside her nöbet türü için aynı ilaç kullanılmaz!
Tedavide karşılaşılan bir diğer sorunun ise nöbet tipine uygun ilaç seçilmemesi olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Epilepside her nöbet türü için aynı ilaç kullanılmaz.” dedi.
Ayrıca ilaç seçimi yapılırken hastanın yaşı, cinsiyeti ve yaşam planlarının da dikkate alınması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Tarlacı şunları söyledi.
“Özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda, ileride gebelik planı olabileceği göz önünde bulundurularak ilaç tercihi yapılmalıdır. Çünkü bazı epilepsi ilaçları gebelik döneminde kullanıma uygun değildir. Bunun yanı sıra epilepsi ilaçlarının yan etki profilleri de farklılık gösterir. Bazı ilaçlar dikkat dağınıklığı, uyku hali ve yorgunluğa neden olabilirken; bazıları kilo alımına, iştah artışına veya iştah kaybına yol açabilir. Kimi ilaçlar ise depresif belirtileri, öfke veya sinirliliği artırabilir. Bu nedenle ilaç seçimi yapılırken hastanın ruhsal durumu, kilosu, yaşam tarzı ve mesleği de göz önünde bulundurulmalıdır.”
Epilepsi kalıtsal olabilir ama risk sanıldığı kadar yüksek değil!
Epilepsi ile ilişkili bilinen bazı genetik özellikler olduğunu aktaran Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Özellikle bazı nöbet türleri ailelerde daha sık görülebilir.” dedi.
Ancak genel olarak epilepsi hastası bir kişinin çocuğunda epilepsi görülme olasılığının toplum ortalamasına göre yalnızca bir miktar arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Tarlacı, “Toplumda yaklaşık yüzde 1 olan risk, epilepsi öyküsü bulunan ailelerde yüzde 2 civarına çıkabilir. Bu nedenle epilepsi hastalarının çocuklarında mutlaka epilepsi gelişeceğini söylemek doğru değildir. Öte yandan çocukluk çağında ateşli havale geçirmiş annelerin çocuklarında da ateşli havale görülme riski daha yüksektir. Ayrıca çocukluk döneminde ateşli havale geçiren kişilerde ilerleyen yıllarda epilepsi gelişme olasılığı da artmaktadır.” diye konuştu.
Epilepsi hastaları da sağlıklı gebelik geçirebilir!
Toplumda yaygın olan ‘epilepsi hastalarının çocuk sahibi olmaması gerektiği’ inanışının da yanlış olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Epilepsi hastalarına ‘gebe kalmayın’ ya da ‘çocuğunuzda mutlaka epilepsi olur’ şeklinde bir öneride bulunulmaz. Uygun ilaç düzenlemeleri ve düzenli takip ile epilepsi hastaları sağlıklı gebelikler geçirebilir ve sağlıklı çocuklar dünyaya getirebilir.” dedi.
Gebelik döneminde salgılanan progesteron hormonunun nöbetler üzerinde koruyucu etkisi bulunduğuna değinen Prof. Dr. Tarlacı, özellikle gebeliğin ilk üç ayından sonra, progesteron düzeylerindeki belirgin artış nedeniyle birçok hastada nöbet sıklığının azaldığını ve sonraki aylarda nöbetlerin daha iyi kontrol altına alınabildiğini söyledi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı






