Adli Yıl Açılışında Dikkat Çeken Çıkış: “Siyasetin Dili ile Yargının Dili Birbirine Yaklaşıyor”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni’nde yargı bağımsızlığı, tutuklama uygulamaları ve ifade özgürlüğü konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sağkan, siyasetin dili ile yargının dilinin giderek birbirine yaklaşmasının adalete duyulan güveni sarstığını söyledi.

Adli Yıl Açılışında Dikkat Çeken Çıkış: “Siyasetin Dili ile Yargının Dili Birbirine Yaklaşıyor”
Reklam İçin info@secimburada.com
Yayınlama: 01.09.2026
A+
A-

2026-2027 Adli Yılı, 1 Eylül 2026 Salı günü Yargıtay’daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle başladı. Törende konuşan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Türkiye’deki hukuk ve yargı sistemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Sağkan’ın konuşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri, siyaset ile yargı arasındaki ilişkiye yönelik değerlendirmesi oldu.

“Adalete duyulan güveni sarsıyor”

Sağkan, Türkiye’de üzerinde ciddiyetle durulması gereken sorunlardan birinin siyasetin dili ile yargının dilinin giderek birbirine yaklaşması olduğunu söyledi.

Siyasi anlaşmazlıkların mahkemelere taşındığı ve yargı süreçlerinin hukuki gerekçelerinden ziyade siyasi sonuçları üzerinden değerlendirildiği bir ortamın adalete güveni olumsuz etkilediğini savunan Sağkan, şu ifadeyi kullandı:

“Yargısal kararların hukuki anlamlarından ziyade; kime yaradığı, kimi etkilediği, hangi siyasi sonucu doğuracağı daha fazla konuşulmaktadır.”

Sağkan, böyle dönemlerde kararların hukuki gerekçelerinden ziyade kararların arkasındaki iradenin sorgulanmaya başlandığını belirterek bunun yargının araçsallaştığı yönündeki algıyı güçlendirdiğini ifade etti.

AYM ve AİHM kararları vurgusu

TBB Başkanı konuşmasında Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da değindi.

Bağımsız yargının kararlarına uyulmasının hukukun üstünlüğünün temel göstergelerinden olduğunu belirten Sağkan, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasının kamu makamlarının tercihine bırakılabilecek bir konu olmadığını savundu.

Sağkan’a göre bu kararların gereğinin yerine getirilmesi, Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan hukuki bir yükümlülük niteliğinde.

Tutuklama uygulamalarına eleştiri

Sağkan’ın gündemindeki bir başka konu tutuklama ve adli kontrol tedbirleri oldu.

Son dönemde kişi özgürlüğünü sınırlayan bazı tedbirlerin kanunda öngörülen koşullar dikkate alınmadan ve ölçüsüz şekilde uygulandığını savunan Sağkan, tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin bir ceza veya yaptırım aracına dönüşmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Ceza soruşturmalarındaki gizlilik ilkesine de değinen Sağkan, gizliliğin kamu makamları tarafından ihlal edilmesinin kişilerin lekelenmeme hakkına ve masumiyet karinesine zarar verdiğini belirtti.

Bu tür uygulamaların ceza adalet sistemine yönelik güvensizliği artırdığını ifade etti.

İfade özgürlüğü mesajı

Sağkan, Türkiye’deki ifade özgürlüğüne ilişkin yargı uygulamalarını da eleştirdi.

Mevcut bazı uygulamaların özgürlük alanını genişletmek yerine daralttığını savunan Sağkan, özellikle Türk Ceza Kanunu’nda “Kamu Barışına Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenen suçlara ilişkin bazı yargı süreçlerinin ifade özgürlüğü üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

“Silahlar susuyorsa konuşma sırası hukuka geçmeli”

Sağkan’ın konuşmasında Terörsüz Türkiye süreci de önemli yer tuttu.

Türkiye’nin terörün gündemden çıkarılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması açısından önemli bir eşikte bulunduğunu belirten Sağkan, sürecin yalnızca silahların susması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Toplumsal bütünleşmenin kalıcı olabilmesi için hak ve özgürlükleri güvence altına alan bir hukuk düzenine ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Sağkan, sürecin hukuki zemininin açık, öngörülebilir, denetlenebilir ve anayasal ilkelerle uyumlu olması gerektiğini vurguladı.

Sağkan’ın bu konudaki mesajı ise şöyle özetlendi:

“Silahlar susuyorsa konuşma sırası da artık hukuka geçmelidir.”

Yeni adli yılda yargı tartışmaları gündemde

Sağkan’ın yeni adli yılın ilk gününde yaptığı açıklamalar; yargı bağımsızlığı, siyasi tartışmaların yargıya yansıması, tutuklama uygulamaları, yüksek mahkeme kararları ve ifade özgürlüğü başlıklarını yeniden gündeme taşıdı.

TBB Başkanı, bir hukuk düzeninin gücü ve meşruiyetinin vatandaşların adalet sistemine duyduğu güvenle ölçüleceğini belirterek yeni adli yılda hukuk devletinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.