Mehmet Ali Çelebi’den Fon İddialarına Net Yanıt: “Hayatım Boyunca Fonlarda 1 TL İşlemim Yok”
AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, yatırım fonlarında yaşanan kriz ve sermaye piyasalarına ilişkin tartışmalarda adının gündeme gelmesinin ardından kapsamlı bir açıklama yaptı. Çelebi, hayatı boyunca herhangi bir yatırım fonunda veya borsada işlem yapmadığını belirterek hakkındaki iddiaları reddetti. Mal varlığı konusunda da dikkat çeken bir çıkış yapan Çelebi, açıklayamayacağı bir artışın ortaya konulması halinde bütün görevlerinden çekileceğini söyledi.

Fon tartışması siyasetin gündeminde
Türkiye’de son haftalarda sermaye piyasalarında gerçekleştirilen bazı işlemler ve yatırım fonlarında yaşanan gelişmeler hem ekonomi hem de siyaset gündeminin önemli başlıklarından biri haline geldi.
Sermaye Piyasası Kurulunun bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarına yönelik aldığı tedbirler ve devam eden adli soruşturmalar sonrasında tartışma genişledi. SPK daha önce Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy tarafından kurulan ve TEFAS’ta işlem gören fonlara ilişkin çeşitli tedbirler açıklamıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmaları da devam ediyor. Son olarak Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve şirketin CEO’su Emir Münir Sarpyener’in de aralarında bulunduğu 6 şüpheli 30 Eylül’de adliyeye sevk edildi. Bu kişiler hakkındaki işlemler devam eden soruşturma kapsamında yürütülüyor; suçlamalar kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmiyor.
Mehmet Ali Çelebi’nin adı soru önergesinde geçti
Fon tartışmasının siyasi boyutlarından biri, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle TBMM‘ye sunduğu soru önergesiyle ortaya çıktı.
Şık, önergesinde Tera Portföy’ün TLY kodlu fonunun kapalı dönemine ilişkin çeşitli iddiaları gündeme getirdi. Bazı siyasi ve bürokratik isimlerin kendileri veya yakınları aracılığıyla bu fonda yer alıp almadıklarının araştırılıp araştırılmadığını sordu.
Önergede adı geçen siyasi isimlerden biri de AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi oldu.
Çelebi sessizliğini bozdu
Tartışmaların ardından Mehmet Ali Çelebi sosyal medya hesabından açıklama yaparak kamuoyunu bilgilendirmek istediğini belirtti.
Çelebi, kendisine yöneltilen sorulara dört başlık altında yanıt verdi. Açıklamasının en dikkat çeken bölümü ise yatırım fonları ve borsa işlemlerine ilişkin sözleri oldu.
Çelebi, “Hayatım boyunca fonlarda 1 TL işlemim yok” diyerek herhangi bir yatırım fonunda işlem yaptığını reddetti. Aynı açıklamada borsada da işlem yapmadığını ifade etti.
İş insanları ve şirketlerle ilişki iddialarına da yanıt verdi
Çelebi’nin açıklaması yalnızca fon yatırımıyla sınırlı kalmadı.
Milletvekili, herhangi bir iş insanı veya şirketle siyasi ya da ticari ilişkisinin bulunmadığını da belirtti. Böylece kamuoyunda fon tartışmaları üzerinden gündeme getirilen bağlantı iddialarını kabul etmediğini açıkladı.
Bu açıklama, fon soruşturmalarının şirketler ve sermaye piyasası aktörlerinin ötesinde siyasi isimlerin de açıklama yapmak durumunda kaldığı yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.
Mal varlığı konusunda dikkat çeken çıkış
Mehmet Ali Çelebi’nin açıklamasında en fazla dikkat çeken bölümlerden biri de kişisel mal varlığına ilişkin ifadeleri oldu.
Çelebi, mal varlığını düzenli şekilde açıkladığını ve yaşam biçiminin kamuoyu tarafından bilindiğini belirtti. Bununla birlikte kendisi açısından daha ileri bir taahhütte de bulundu.
Milletvekili, açıklayamayacağı herhangi bir mal varlığı artışının ispatlanması halinde bütün görevlerinden çekileceğini söyledi.
Tartışmanın çıkış noktası TLY fonu
Ahmet Şık’ın soru önergesinde özellikle Tera Portföy Birinci Serbest Fon’unun TLY koduyla işlem gören yapısına ilişkin iddialar gündeme getirildi.
Şık, fonun kapalı döneminde bazı siyasi ve bürokratik isimlerin veya yakınlarının yatırımcı olup olmadığının ilgili kurumlar tarafından araştırılıp araştırılmadığını Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sordu. Önergede Çelebi’nin yanı sıra başka siyasi ve bürokratik isimlere ilişkin iddialar da yer aldı.
Çelebi ise kendi adına bu iddialara doğrudan yanıt vererek fonlarda ve borsada hiçbir işlem yapmadığını açıkladı.
Fon soruşturmasında adli süreç devam ediyor
Siyasi tartışmalar sürerken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü adli soruşturmalarda da yeni gelişmeler yaşanıyor.
30 Eylül itibarıyla Tera Portföy yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 6 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildiği bildirildi. Daha önce soruşturmanın farklı aşamalarında çok sayıda kişi hakkında tutuklama ve adli kontrol kararları verilmişti.
Siyasi isimlerden açıklamalar gelebilir
Fon tartışmasının kapsamı genişledikçe kamuoyunda adı geçen siyasi ve bürokratik isimlerden açıklamalar gelmesi de gündemin önemli başlıklarından biri haline geliyor.
Çelebi’nin açıklaması bu açıdan dikkat çekiyor. AK Parti İzmir Milletvekili, hakkında gündeme getirilen iddiaları reddetmekle yetinmeyerek fon ve borsa işlemi yapmadığını, şirketlerle ticari veya siyasi ilişkisinin bulunmadığını ve mal varlığındaki açıklanamayan bir artışın ortaya konulması halinde görevlerinden çekileceğini kamuoyuna duyurdu.
Bundan sonraki süreçte bir taraftan savcılığın sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmaları, diğer taraftan SPK’nın fonlara yönelik işlemleri ve TBMM’de gündeme getirilen sorular takip edilecek.
Seçim Burada Analizi
Fon tartışmasının geldiği nokta, konunun artık yalnızca finans piyasalarının teknik bir meselesi olmadığını gösteriyor. Soru önergeleri ve siyasi aktörlerin açıklamaları nedeniyle konu aynı zamanda TBMM ve siyasi gündemin de parçası haline gelmiş durumda.
Mehmet Ali Çelebi açısından mevcut durumda doğrulanabilen temel gelişme, adının Ahmet Şık’ın soru önergesindeki iddialar arasında geçmesi ve Çelebi’nin bunları kamuoyu önünde reddetmesidir. Çelebi’nin herhangi bir fonda veya borsada işlem yapmadığı yönündeki ifade de kendisinin açıklamasıdır.
Bu nedenle bundan sonraki haberlerde üç ayrı alanı birbirinden ayırmak önem taşıyacak: savcılığın yürüttüğü adli soruşturmalar, SPK’nın sermaye piyasasına ilişkin idari işlemleri ve siyasi aktörler tarafından ortaya atılan iddialar. Bunların birbirine karıştırılması, hakkında herhangi bir adli tespit bulunmayan kişilerin soruşturmanın doğrudan tarafıymış gibi algılanmasına neden olabilir.
Fon dosyasındaki yeni adli kararlar ve resmî açıklamalar geldikçe tartışmanın siyasi boyutunun nasıl şekilleneceği de daha net görülecek.







