Safra kanalı tıkanıklığı ciddi sonuçlar doğurabiliyor
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Şükrü Arslan, safra kesesi taşlarının belirtileri, yol açabileceği ciddi sağlık riskleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Safra kesesi taşları sessiz seyredebildiği gibi çeşitli şikâyetlerle de ortaya çıkabiliyor!
Safra kesesinin besin sindirimi için gerekli olan safranın depolandığı bir organ olduğunu hatırlatan Dr. Şükrü Arslan, “Bazı kişilerde safra sıvısının yoğunlaşıp kristalize olmasıyla taşlar oluşabilir.” dedi.
Bu taşların bazen hiçbir şikâyete sebep olmayabileceğini ifade eden Dr. Arslan, “Bazen de özellikle yağlı gıdalardan sonra karnın sağ üst tarafında ağrıya, bu ağrının omuz ve sırta vurmasına, bulantı, kusma, hazımsızlık ve şişkinlik şikayetlerine sebep olabilir.” şeklinde konuştu.
Tedavide amaç sadece taşı değil, taşın yol açabileceği hayati tehlikeleri de ortadan kaldırmak!
Taşın safra kanalını tıkayabileceğine değinen Dr. Şükrü Arslan, şunları söyledi:
“Tıkanma neticesinde ateş, titreme, cilt ve gözde sararma, dışkı renginde açılma, idrar renginde koyulaşma gibi bulgular meydana gelebilir. Hastalığın tedavisinde günümüzde laparoskopik yani kapalı yöntemle ameliyatlar yapılabiliyor. Bu ameliyatta taşla beraber safra kesesi de alınır. Ameliyattan kısa süre sonra hastalar sosyal hayatlarına dönebilirler. Safra kesesi ameliyatıyla hem safra taşına bağlı şikayetlerin ortadan kaldırılması hem de ileride gelişebilecek hayati risklerin önüne geçilmesi hedeflenir.”
Üç santimin üzerindeki safra kesesi taşları kanser riskini artırabiliyor!
Safra kesesinde oluşan taşlara müdahale edilmediği durumlarda bazı riskler oluşabileceğine dikkat çeken Dr. Şükrü Arslan, “Taş, safra kesesini iltihaplandırabilir. Safra duvarında delinme meydana gelebilir ve sepsis dediğimiz ciddi enfeksiyon tablosu ortaya çıkabilir.” dedi.
Taşların safra kesesinden kanala düştüğü zaman ise tıkanma, sarılık ve iltihaplanmaya sebep olabileceğini kaydeden Dr. Arslan, “Taşın boyutu özellikle üç santimin üzerindeyse safra kesesi kanseri gelişmesine zemin hazırlayabilir. Safra kesesi taşları toplumda oldukça sık görülüyor ancak tüm taşlara ameliyat gerektirmiyor. Burada önemli olan taşın boyutu.” açıklamasını yaptı.
Riskli safra kesesi taşları mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiriyor!
Taşın hastada şikâyet oluşturup oluşturmadığının ve ileride oluşturabileceği risklerin değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Dr. Şükrü Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yani hastada şikâyete sebep olan semptomatik taşlar varsa, safra kanalına düşme ihtimali daha yüksek olan milimetrik boyutlu taşlar varsa, kanser gelişmesine zemin hazırlayan özellikle üç santimden büyük boyutlu taşlar varsa, porselen kese dediğimiz safra kesesi duvarında kireçlenme durumu varsa, hastada aynı zamanda diyabet hastalığı da varsa, bu tarz hastalar mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmeli.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı






