CHP İstanbul İl Kongresi davasında flaş gelişme!
CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada mahkemeden yeni ara karar çıktı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, dosyanın incelenmesine devam edilmesine karar verirken duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Mahkeme, daha önce verilen tedbir kararının da devamına hükmetti. Bu kapsamda Gürsel Tekin ve mevcut yönetim, yargılama süreci tamamlanıncaya kadar görevini sürdürecek.

Dava ileri bir tarihe ertelendi
CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptaline ilişkin açılan davanın yeni duruşması İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi‘nde görüldü. Tarafların beyanlarının alınmasının ardından mahkeme, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması ve yargılama sürecinin devamı amacıyla davayı ileri bir tarihe bıraktı.
Mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasının 16 Ekim 2026 tarihinde yapılmasına karar verdi.
Tedbir kararı devam edecek
Duruşmada en dikkat çeken gelişme ise daha önce verilen tedbir kararının devam ettirilmesi oldu.
Mahkeme, yargılama sonuçlanıncaya kadar mevcut tedbir kararının yürürlükte kalmasına hükmetti. Böylece CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda görev yapan Gürsel Tekin ve mevcut yönetim, dava kesinleşinceye kadar görevine devam edecek.
Kongrenin iptali talep ediliyor
Dava kapsamında CHP‘nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kongrenin iptali talep ediliyor.
Mahkeme, davanın esasına ilişkin nihai kararını henüz vermedi. Yargılama sürecinde sunulacak yeni deliller ve tarafların beyanlarının değerlendirilmesinin ardından kararın açıklanması bekleniyor.
Gözler ekim ayındaki duruşmada
Davanın ekim ayında yapılacak duruşması, CHP’nin İstanbul teşkilatı açısından kritik önem taşıyor.
Mahkemenin vereceği nihai kararın yalnızca İstanbul İl Başkanlığı’nı değil, parti teşkilatının işleyişi ve kongre sürecine ilişkin hukuki tartışmaları da yakından etkilemesi bekleniyor.
Siyasi kulislerde dava sürecinin CHP’nin teşkilat yapılanması üzerindeki olası etkileri yakından takip edilirken, mahkemenin vereceği nihai kararın ilerleyen dönemde parti içindeki dengeler açısından da belirleyici olabileceği değerlendiriliyor.






