Otoyol ve Köprülerde “Özelleştirme” Tartışması: Zeybekci’den Mülkiyet Açıklaması
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine yönelik tartışmalara İzmir’den yanıt verdi. Zeybekci, söz konusu modelde köprü ve otoyolların mülkiyetinin satılmayacağını, belirli süreyle işletme ve gelir haklarının devredilebileceğini söyledi. 5 Eylül’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı da “mülkiyet devri yöntemi hariç” olmak üzere çeşitli özelleştirme yöntemlerine izin veriyor.

AK Parti‘nin “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” kapsamında İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda konuşan Nihat Zeybekci, son günlerde siyasetin tartışma başlıklarından biri haline gelen otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi konusuna değindi.
Tartışmanın merkezinde, bazı otoyollar ve İstanbul’daki iki Boğaz köprüsünün de dahil olduğu özelleştirme programı bulunuyor.
Zeybekci: “Mülkiyeti satamazsın ki”
Zeybekci, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in özelleştirme sürecine yönelik eleştirilerine yanıt verirken, yapılan işlemin kamu varlıklarının mülkiyetinin satılması şeklinde değerlendirilmesine karşı çıktı.
Zeybekci, geçmişte köprü gelirlerinin de özelleştirme konusu olduğunu hatırlatarak, “Mülkiyeti satamazsın ki, köprü satılır mı?” dedi. Muhalefetin eleştirilerine yanıt verirken “Sülün Osman” benzetmesini de kullandı.
Zeybekci’nin açıklamasına göre olası modelde devlet, belirlenen dönem için işletme gelirini peşin olarak elde edebilecek.
“30 yıllık geliri peşin almış olur”
Zeybekci, köprü ve otoyollarda gelir özelleştirmesine gidilmesi halinde Hazine’nin uzun vadeli geliri peşin olarak alabileceğini savundu.
Geçiş ücretlerinin de tamamen işletmecinin inisiyatifine bırakılmayacağını belirten Zeybekci, fiyatların mevcut düzenlemeler ve ihale şartnamesinde belirlenecek esaslar doğrultusunda uygulanacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Kararı ne diyor?
Tartışmanın hukuki dayanağı 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı.
Kararla Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü ile bağlantılı bazı tesisler özelleştirme kapsam ve programına alındı.
Daha önce özelleştirme programına alınan otoyol ve köprüler de yeni düzenlemenin kapsamına dahil edildi.
Karardaki kritik ifade ise şu: “mülkiyet devri yöntemi hariç.”
Buna göre özelleştirme; işletme hakkının verilmesi, kiralama, gayri ayni hak tesisi, gelir ortaklığı veya bunların birlikte uygulanabileceği başka yöntemlerle gerçekleştirilebilecek.
Sözleşme süresi ise 30 yıl olarak belirlendi. İşlemlerin 31 Aralık 2031’e kadar tamamlanması öngörülüyor.
İstanbul’daki iki köprü de kapsamda
Mevcut kararlarla birlikte değerlendirildiğinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de kapsamdaki ulaşım altyapıları arasında bulunuyor.
Bunların yanı sıra Edirne-İstanbul-Ankara, İzmir-Aydın, İzmir-Çeşme, Gaziantep-Şanlıurfa ve çeşitli diğer otoyol ve çevre yolu kesimleri de program kapsamında.
Özelleştirme İdaresi de açıklama yapmıştı
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), 5 Eylül’de yaptığı açıklamada hazırlık çalışmalarının “kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyetin devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini” esas alan bir model üzerine yürütüldüğünü açıklamıştı.
ÖİB ayrıca ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesine veya mevcut geçiş ücretlerine bu süreç nedeniyle ilave artış yapılmasına ilişkin alınmış bir karar bulunmadığını bildirdi.
Kurum, Cumhurbaşkanı Kararı’nın doğrudan özelleştirme ihalesine çıkıldığı anlamına gelmediğini; Özelleştirme İdaresi’ni işlemler konusunda yetkilendirdiğini de özellikle vurguladı.
Tartışma neden çıktı?
Tartışmanın temelinde kamu tarafından işletilen ve gelir sağlayan önemli ulaşım altyapılarının işletme haklarının uzun süreli olarak özel sektöre devredilmesinin ekonomik sonuçları bulunuyor.
Eleştirenler uzun vadede kamu gelirlerinden vazgeçilebileceğini savunurken, hükümet tarafı ve Özelleştirme İdaresi; bakım, yatırım, hizmet kalitesi ve işletme verimliliğini gerekçe gösteriyor. ÖİB ayrıca kamuoyunda kullanılan yıllık 600 milyon dolarlık rakamın “kâr” değil gelir olduğunu, yaklaşık 300 milyon doların bakım ve onarıma ayrıldığını belirtiyor.
Seçim Burada Analizi | Tartışmanın kilit noktası “satış” ile “işletme hakkı” arasındaki fark
Otoyol tartışmasında iki ayrı kavramın birbirinden ayrılması gerekiyor.
Resmî karara bakıldığında mülkiyet devri açıkça kapsam dışında tutuluyor. Dolayısıyla köprü ve otoyolların mülkiyetinin özel şirketlere satılacağı yönündeki bir ifade mevcut kararın içeriğini doğru yansıtmaz.
Buna karşılık bu durum ekonomik tartışmayı ortadan kaldırmıyor. İşletme veya gelir hakkının 30 yıl gibi uzun bir dönem için devredilmesinin kamu gelirlerine, bakım ve yatırım maliyetlerine ve hizmet kalitesine nasıl yansıyacağı ancak ihale modeli, sözleşme koşulları ve bedeller belli olduğunda daha somut biçimde değerlendirilebilecek.
Bu nedenle bundan sonraki kritik aşama, hangi otoyol ve köprülerin hangi yöntemle özelleştirmeye çıkarılacağı ve ihale şartlarının nasıl oluşturulacağı olacak.







