Türkiye’de 64.7 milyon kişi seçmen yaşında
Türkiye’nin nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştı. TÜİK’in açıkladığı yaş verileri ise seçimler açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Türkiye’de 0-17 yaş grubundaki nüfus çıkarıldığında 18 yaş ve üzerindeki nüfus 64 milyon 716 bin 238 kişi olarak hesaplanıyor. Ancak bu rakam doğrudan kayıtlı seçmen sayısı anlamına gelmiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçları Türkiye’nin son nüfus tablosunu ortaya koydu.
31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu.
Türkiye’nin toplam nüfusu bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarken, açıklanan verilerin seçimler açısından ortaya koyduğu tablo da dikkat çekiyor.
Peki Türkiye’de seçmen yaşında kaç kişi bulunuyor?
Türkiye’de 18 yaş ve üzeri kaç kişi var?
TÜİK’in “İstatistiklerle Çocuk 2025” verilerine göre Türkiye’de 0-17 yaş grubunda 21 milyon 375 bin 930 kişi bulunuyor.
Türkiye’nin toplam nüfusu ise 86 milyon 92 bin 168.
Bu iki veriden hareketle yapılan hesaplama şöyle:
86.092.168 – 21.375.930 = 64.716.238
Buna göre 2025 yıl sonu itibarıyla Türkiye’de 18 yaş ve üzerindeki nüfus yaklaşık 64 milyon 716 bin kişi olarak hesaplanıyor.
Başka bir ifadeyle Türkiye nüfusunun yaklaşık dörtte üçü 18 yaş ve üzerinde bulunuyor.
Bu rakam Türkiye’nin seçmen sayısı mı?
Hayır.
64 milyon 716 bin 238 rakamını doğrudan “Türkiye’nin seçmen sayısı” olarak değerlendirmek doğru değil.
Çünkü TÜİK’in açıkladığı nüfus verileri Türkiye’de ikamet eden nüfusu gösterirken, Yüksek Seçim Kurulu‘nun seçmen kütükleri oy kullanma hakkına sahip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve seçim mevzuatındaki diğer şartlar esas alınarak oluşturuluyor.
TÜİK verilerine göre Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus da 2025 yılında 1 milyon 519 bin 515 kişi oldu.
Dolayısıyla 18 yaş ve üzerindeki nüfusun tamamının seçimlerde oy kullanma hakkına sahip olduğunu varsaymak mümkün değil.

21,3 milyon kişi henüz seçmen yaşında değil
TÜİK’in verilerine göre Türkiye’deki çocuk nüfus 21 milyon 375 bin 930 kişi.
0-17 yaş grubundaki nüfus toplam nüfusun yüzde 24,8’ini oluşturuyor.
Çocuk nüfusunun yaş gruplarına göre dağılımı ise şöyle:
- 0-4 yaş: 4 milyon 856 bin 560
- 5-9 yaş: 6 milyon 155 bin 912
- 10-14 yaş: 6 milyon 518 bin 251
- 15-17 yaş: 3 milyon 845 bin 207
Özellikle 15-17 yaş grubunda bulunan yaklaşık 3,85 milyon kişi önümüzdeki birkaç yıl içerisinde seçmen yaşına ulaşacak.
2028 seçimleri açısından dikkat çeken veri
Türkiye’de bir sonraki genel seçimlerin zamanında yapılması halinde 2028 yılında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Bu nedenle bugünkü 15-17 yaş grubunun önemli bir bölümü 2028’e gelindiğinde 18 yaşını doldurmuş olacak.
Ancak 2028 seçimlerinde ilk kez oy kullanabilecek seçmenlerin kesin sayısını bugünkü 15-17 yaş nüfusunun tamamını alarak hesaplamak mümkün değil.
Seçimin yapılacağı kesin tarih, kişilerin doğum tarihleri, vatandaşlık durumu ve YSK seçmen kütüğüne kayıt şartları gerçek seçmen sayısının belirlenmesinde etkili olacak.
Türkiye’de seçmen kitlesi büyümeye devam edecek
TÜİK verileri Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimi de ortaya koyuyor.
2025 yılında çocukların toplam nüfus içerisindeki oranı yüzde 24,8’e gerilerken, nüfus projeksiyonları çocuk nüfus oranındaki düşüşün önümüzdeki yıllarda devam edebileceğini gösteriyor.
Bu tablo, Türkiye’deki seçmen yaşındaki nüfusun toplam nüfus içerisindeki ağırlığının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine işaret ediyor.

Kesin seçmen sayısını YSK açıklıyor
Sonuç olarak TÜİK’in nüfus verilerinden hareketle Türkiye’de 18 yaş ve üzerindeki nüfusun 64 milyon 716 bin 238 kişi olduğu hesaplanabiliyor.
Ancak bu rakam kayıtlı seçmen sayısı değil, seçmen yaşındaki toplam nüfusu gösteren demografik bir hesaplama.
Türkiye’de bir seçimde kaç kişinin oy kullanabileceğine ilişkin kesin rakam ise Yüksek Seçim Kurulu tarafından hazırlanan ve seçim takvimi kapsamında kesinleştirilen seçmen kütükleriyle ortaya çıkacak.
Yeni nüfus verileri şimdiden önemli bir ipucu veriyor: Türkiye’de yaklaşık 64,7 milyon kişi 18 yaş ve üzerinde, yaklaşık 21,4 milyon kişi ise henüz 18 yaşını doldurmamış durumda.
Siyasi partiler için genç seçmen uyarısı: Yeni seçmenin beklentileri belirleyici olabilir
Türkiye’nin nüfus yapısı siyasi partiler açısından da önemli mesajlar içeriyor. Özellikle bugün 15-17 yaş grubunda bulunan gençlerin önemli bir bölümü, seçimlerin 2028 yılında yapılması halinde ilk kez sandığa gitme hakkı elde edecek.
Bu durum siyasi partiler açısından yalnızca yeni seçmen anlamına gelmiyor. Aynı zamanda daha önce hiçbir genel seçimde oy kullanmamış, siyasi tercihleri henüz kalıcı hale gelmemiş yeni bir seçmen kitlesinin sandığa gelmesi anlamına geliyor.
Partilerin genç seçmenin desteğini kazanabilmesi için yalnızca seçim döneminde sosyal medya kampanyaları yürütmesi yeterli olmayabilir. Eğitim, üniversite, barınma, istihdam, teknoloji, ifade özgürlüğü, genç girişimcilik ve gelecek kaygısı gibi doğrudan gençlerin hayatına dokunan konularda somut politikalar ortaya koymaları önem taşıyor.
Gençlere ulaşmanın 5 önemli yolu
1. Gençlerin ekonomik sorunlarına somut çözüm sunmak:
İlk işe giriş, ücretler, işsizlik ve genç girişimcilere sağlanacak destekler seçim programlarında daha fazla yer bulabilir.
2. Üniversite ve barınma sorunlarına odaklanmak:
Üniversite öğrencilerinin yurt, kira, ulaşım ve eğitim giderleri genç seçmenin doğrudan gündeminde bulunuyor.
3. Gençleri yalnızca sosyal medyada hatırlamamak:
TikTok, Instagram, YouTube ve X gibi platformlarda görünür olmak önemli. Ancak genç seçmenin desteğini kazanmak için dijital iletişimin somut politikalarla desteklenmesi gerekiyor.
4. Aday listelerinde gençlere daha fazla yer vermek:
Partilerin genç seçmene yönelik söylemlerinin yanında milletvekili ve yerel yönetim adaylıklarında genç isimlere ne ölçüde yer verdiği de dikkat çekebilir.
5. Gençleri dinleyen siyaset modeli geliştirmek:
Partilerin gençlere yalnızca vaatlerini anlatması yerine gençlerin karar alma mekanizmalarına katılabileceği modeller geliştirmesi önemli bir avantaj sağlayabilir.
2028 yarışının kritik seçmen gruplarından biri olabilirler
Türkiye’nin demografik yapısı önümüzdeki seçimlerde siyasi partilerin kampanya stratejilerini de etkileyebilir.
Bugün henüz oy kullanamayan milyonlarca genç önümüzdeki yıllarda seçmen kütüklerine dahil olacak. Bu nedenle 2028’e giden süreçte siyasi partilerin gençlere yönelik politikaları, aday tercihleri ve iletişim yöntemleri seçim yarışının dikkatle takip edilmesi gereken başlıklarından biri olacak.
Genç seçmenin tercihini hangi siyasi partiden yana kullanacağını ise partilerin bugünden itibaren ortaya koyacağı politikalar ve seçmenin seçim dönemindeki değerlendirmesi belirleyecek.






