Üsküdar Seçiminin Ardından Yeni Parti’den Ağır İddialar: “Sandıkta Hesabı Sorulur”
Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin AK Parti’nin adayı Dündar Ziya Gültekin’in 23 oyla kazanması, siyasette yeni bir tartışmanın kapısını açtı.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, seçim sonucunun ardından partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada sürecin yalnızca belediye meclisindeki bir oylamadan ibaret olmadığını savundu.
Emre; bazı belediye meclis üyelerinin baskı ve tehditlerle karşı karşıya kaldığını öne sürdü, İstanbul Valiliği, Adalet Bakanlığı ve Kartal Adliyesi’ni de içine alan son derece ağır iddialar dile getirdi.

Yeni Parti Sözcüsü yaşananları “Susurluk” benzetmesi üzerinden değerlendirirken, “Bir belediye çalınmıştır, halkın iradesi çalınmıştır” ifadelerini kullandı. Bunların Yeni Parti ve Emre tarafından ortaya atılmış siyasi iddialar olduğunu, ilgili kurumlar açısından herhangi bir yargı kararı anlamına gelmediğini özellikle belirtmek gerekiyor.
Emre seçim öncesindeki süreci anlattı
Zeynel Emre açıklamasında Üsküdar’da yaşananları tarih sırasıyla ele aldı.
Belediyeye yönelik soruşturmaları ve Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasını hatırlatan Emre, ardından gerçekleştirilen ilk başkan vekilliği seçimine dikkat çekti.
Emre, bu süreçte belediye meclisindeki bazı isimlerin siyasi tercihlerinin değişmesinin tesadüf olmadığını savundu.
Yeni Parti Sözcüsü özellikle bir meclis üyesinin yurt dışında aranan oğluyla, başka bir üyenin ise tutuklu yakınıyla ilgili adli süreçler üzerinden birtakım vaatlerde bulunulduğunu ileri sürdü.
Bu iddialar şu aşamada Emre’nin anlatımına dayanıyor; bağımsız biçimde doğrulanmış yargısal tespitler değil.
“İşin içinde Bakanlık var, Valilik var”
Açıklamanın en sert bölümü ise kamu kurumlarına yönelik suçlamalar oldu.
Emre, İstanbul Valiliğinin seçim tarihinin belirlenmesindeki tutumunu eleştirirken bazı meclis üyelerinin adli süreçler kullanılarak baskı altına alındığını öne sürdü.
Ardından doğrudan şu kurumları işaret etti:
İstanbul Valiliği, Adalet Bakanlığı ve Kartal Adliyesi.
Emre, adliyelerin bir seçime müdahale etmek amacıyla kullanılmasının kabul edilemeyeceğini savundu ve meclis üyelerinin kendilerine baskı yapıldığını söylediğini ileri sürdü.
“Susurluk’tan beter” benzetmesi
Yeni Parti Sözcüsü konuşmasının dozunu daha sonra daha da yükseltti.
Türk siyasi tarihinde tartışmalara konu olan Güneş Motel olayını hatırlatan Emre, Üsküdar’da yaşandığını iddia ettiği sürecin bundan çok daha ağır olduğunu savundu.
Ardından yaşananların “Susurluk gibi bir çeteye” işaret ettiğini ileri sürdü.
Emre, baskı, tutuklama ve mal varlığı üzerinden tehditlerde bulunulduğunu iddia ederek Türkiye’nin bu yapıdan kurtulması gerektiğini söyledi.
“Milli iradeye darbe yapılmıştır”
Emre’nin açıklamasındaki bir başka dikkat çekici nokta ise tartışmayı Üsküdar sınırlarının dışına taşıması oldu.
Yeni Parti Sözcüsü, yaşananların yalnızca kendi partilerinin veya Üsküdar seçmeninin meselesi olmadığını savunarak bunu Türkiye siyasetinin tamamını ilgilendiren bir demokrasi sorunu olarak nitelendirdi.
Üsküdar Belediyesi için “işgal edilmiş durumda” ifadesini kullanan Emre, anayasal düzenin ortadan kaldırıldığını ileri sürdü ve hesabın sandıkta sorulacağını söyledi.
Peki bugün sandıkta ne oldu?
Yeni Parti’nin ağır suçlamalarının karşısında doğrulanmış seçim sonucu ise net:
Üsküdar Belediye Meclisi’nde bugün yapılan gizli oylamanın dördüncü turunda Cumhur İttifakı’nın AK Partili adayı Dündar Ziya Gültekin 23, CHP ve Yeni Parti’nin desteklediği Sibel Tan Çetinkaya 19 oy aldı.
Böylece Gültekin, Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçildi.
CHP/Yeni Parti grubunun iki oya yaptığı itiraz da kabul edilmedi.
Bu sonuç ve Yeni Parti’nin seçim sürecine ilişkin suçlamaları birbirinden ayrı iki olgu olarak değerlendirilmek durumunda.
Seçim Burada Analizi
Üsküdar tartışması artık yalnızca “Belediye Başkan Vekili kim oldu?” sorusunun çok ötesine geçmiş durumda.
Yeni Parti’nin bugünkü açıklamasında Valilikten Bakanlığa, adliyeden belediye meclis üyelerinin yakınlarının adli durumlarına kadar uzanan son derece ağır iddialar ortaya atıldı.
Bu noktadan sonra asıl önemli gelişme, adı geçen kurumların bu iddialara nasıl yanıt vereceği olacak.
Çünkü siyasi bir partinin sözcüsünün kamuoyu önünde böylesine açık suçlamalarda bulunması bir şey; bunların somut delillerle ortaya konulması ve hukuken doğrulanması başka bir şeydir.
Diğer taraftan Üsküdar’ın siyasi hikâyesi de giderek sıra dışı hale geliyor.
2024’te sandıktan çıkan sonuç, belediye başkanının görevden uzaklaştırılması, mahkeme kararıyla yenilenen başkan vekilliği seçimi, CHP’den AK Parti’ye geçen dört meclis üyesi ve nihayetinde 23-19’luk sonuç…
Şimdi bu zincire Yeni Parti‘nin çok ağır müdahale ve baskı iddiaları eklendi.
Bu nedenle Seçim Burada açısından takip edilmesi gereken yeni soru şudur:
İstanbul Valiliği, Adalet Bakanlığı veya adı geçen diğer kurumlar Zeynel Emre’nin iddialarına yanıt verecek mi?






