Özgür Özel’den 16 Nisan Formülüne Yanıt: “360 Olmadan Bu Mümkün Değil”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un 2028 seçimleri için 16 Nisan tarihini işaret etmesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olacağını söylemesinin ardından Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’den yanıt geldi. Özel, seçimlerin yenilenmesi kararının Cumhurbaşkanlığı makamında değil TBMM’de alınacağını vurgulayarak 360 milletvekili şartını hatırlatt

2028 seçimlerinin tarihi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı üzerinden başlayan tartışma yeni bir boyut kazandı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada seçimlerin 16 Nisan 2028’de yapılmasını öngördüğünü belirtmiş, bu tarihin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi sağlayan 2017 referandumunun yıl dönümü olması nedeniyle sembolik önem taşıdığını söylemişti.
Uçum ayrıca Erdoğan’ın mevcut sistem kapsamında son kez aday olacağını ifade etmişti.
Ancak 16 Nisan 2028 açıklanmış resmî seçim tarihi değil. Uçum’un ortaya koyduğu bir öngörü ve siyasi senaryo niteliğinde.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise Bursa ziyaretinde gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtladı.
Özel’den 360 milletvekili vurgusu
Özel’in açıklamasının merkezinde TBMM aritmetiği vardı.
Cumhurbaşkanı danışmanlarının tek başına seçimlerin yenilenmesine karar veremeyeceğini belirten Özel, bunun milletvekillerinin vereceği bir karar olduğunu söyledi.
Özel şöyle konuştu:
“360 milletvekili karar vermeden bu dedikleri meselenin gerçekleşmesi mümkün değil.”
Özel ayrıca AK Parti’nin mevcut milletvekili sayısının tek başına bu çoğunluğa ulaşmaya yetmediğini belirterek diğer siyasi partilerin tutumunun belirleyici olacağı görüşünü dile getirdi.
Tartışmanın merkezinde neden 360 var?
Özel’in özellikle 360 sayısına vurgu yapmasının nedeni Anayasa’nın seçimlerin yenilenmesine ilişkin düzenlemesi.
Anayasa’nın 116’ncı maddesine göre TBMM, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebiliyor.
600 milletvekilli Meclis’te bunun karşılığı:
360 milletvekili.

TBMM’nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde Cumhurbaşkanlığı seçimi ile milletvekili genel seçimi birlikte gerçekleştiriliyor.
Tartışmanın Erdoğan’ın adaylığı açısından kritik noktası da burada ortaya çıkıyor.
Aynı anayasa maddesinde, Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabileceği hükmü bulunuyor.
Dolayısıyla 2028 seçimlerinin normal takviminden önce TBMM kararıyla yenilenmesi senaryosu, Erdoğan’ın yeniden adaylığı tartışmasının temelini oluşturuyor.
Özel: Dönemin ortasında seçim önerdik
Özgür Özel açıklamasında daha önce yaptıkları erken seçim çağrılarını da hatırlattı.
Erdoğan’ın yeniden aday olmak istemesi halinde görev döneminin ortasında seçime gidilmesini önerdiklerini söyleyen Özel, iktidarın bu çağrıya olumlu yaklaşmadığını ifade etti.
Özel, şimdi seçim takviminin sonuna yaklaşırken farklı formüller aranmasına karşı olduklarını belirtti.
Yeni Parti lideri, seçim tarihinin normal seçimlere çok kısa süre kala öne çekilmesinin gerçek anlamda erken seçim olarak sunulmasına da itiraz etti.
“Bir ay önce erken seçim diyemezler”
Özel’in açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm, seçimin normal takvimden çok kısa süre önce yapılması ihtimaline yönelik sözleri oldu.
Özel, seçimlere yaklaşık bir ay kala alınabilecek yenileme kararına ilişkin olarak:
“Öyle seçimden bir ay önce de ‘Seçimleri aldık, bunun adı erken seçimdir’ falan diye milleti kandıramazlar.”
ifadelerini kullandı.
Özel ayrıca Yeni Parti’nin seçimden kaçmayacağını ve sandık ortaya konulduğunda seçime katılacağını söyledi.
Bu açıklama, muhalefetin tartışmayı yalnızca “seçim yapılacak mı?” üzerinden değil, “seçimlerin yenilenmesi kararı ne zaman alınacak?” sorusu üzerinden de değerlendirdiğini gösteriyor.
Uçum ne demişti?
Tartışmayı başlatan açıklama Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan gelmişti.
Uçum, seçimlerin 16 Nisan 2028 tarihinde yapılmasını öngördüğünü söylemişti.
16 Nisan tarihinin tercih edilmesinin nedenini ise 2017’de gerçekleştirilen anayasa değişikliği referandumunun yıl dönümü olmasıyla açıklamıştı.
Uçum ayrıca Erdoğan’ın yeniden aday olacağını ifade etmişti.
Ancak bu açıklama bir seçim kararı değil.
Türkiye’de seçim tarihinin değiştirilmesi ve seçimlerin yenilenmesi anayasal usullere bağlı bulunuyor.
16 Nisan neden kritik?
Normal seçim takvimi ile Uçum’un gündeme getirdiği 16 Nisan 2028 tarihi arasındaki fark, tartışmanın hukuki boyutu açısından önem taşıyor.
Eğer seçimler normal anayasal takvim içinde gerçekleştirilirse Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda Anayasa’nın 101’inci maddesindeki “bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” hükmü üzerinden tartışma devam ediyor.
Ancak TBMM’nin Cumhurbaşkanının ikinci döneminde seçimleri yenilemesi halinde Anayasa’nın 116’ncı maddesindeki istisna devreye giriyor.
Bu durumda Cumhurbaşkanına bir kez daha adaylık imkânı tanınıyor.
Dolayısıyla tartışmanın kilit noktası yalnızca seçimin birkaç hafta veya ay önce yapılması değil.
Seçimin hangi hukuki kararla öne alınacağı da belirleyici.
Gözler Meclis aritmetiğinde
Bu nedenle önümüzdeki dönemde 2028 seçim tartışmalarının önemli başlıklarından birinin TBMM’deki sandalye dağılımı olması bekleniyor.
Meclis’in seçimlerin yenilenmesine karar verebilmesi için 360 milletvekilinin desteği gerekiyor.
Hiçbir siyasi aktörün açıklaması tek başına bu kararı oluşturmuyor.
Meclis’teki siyasi partilerin ve milletvekillerinin vereceği oylar belirleyici olacak.
Bu durum son dönemde gündeme gelen milletvekili transferi tartışmalarının da neden yakından takip edildiğini açıklayan unsurlardan biri.
Seçim Burada Analizi | Tartışma tarihten çok “kararın kimden çıkacağı” üzerinde
2028 tartışmasında ilk bakışta öne çıkan rakam 16 Nisan.
Ancak hukuki ve siyasi açıdan daha kritik rakam 360.
Mehmet Uçum’un açıklaması seçim için bir tarih öngörüsü ortaya koyuyor. Özgür Özel’in yanıtı ise bu senaryonun gerçekleşmesi için gerekli Meclis çoğunluğuna dikkat çekiyor.
İki açıklama birlikte değerlendirildiğinde 2028 seçim tartışmasının üç ayrı başlığı ortaya çıkıyor:
Birincisi: Seçimlerin hangi tarihte yapılacağı.
İkincisi: Seçimlerin normal takviminde mi yoksa TBMM’nin yenileme kararıyla mı gerçekleştirileceği.
Üçüncüsü: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığının hangi anayasal zemine dayanacağı.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde “16 Nisan 2028” kadar “TBMM’de 360 oy bulunabilir mi?” sorusu da siyasetin gündeminde kalacak.
Şimdilik ortada iki siyasi pozisyon var:
Uçum, Erdoğan’ın yeniden aday olacağı bir seçim senaryosunu ve 16 Nisan tarihini gündeme getiriyor.
Özel ise bunun gerçekleşmesinin Cumhurbaşkanlığı danışmanlarının açıklamasıyla değil, TBMM’deki en az 360 milletvekilinin kararıyla mümkün olabileceğini vurguluyor.
2028’e giden süreçte asıl düğümün nerede çözüleceğini de büyük ölçüde bu Meclis aritmetiği gösterecek.







