Altında sert düşüş: Gram 6.500 TL sınırına çekildi ons altında 7 haftanın dibi
Altın piyasasında haftanın başında başlayan sert satış dalgası 29 Eylül 2026 Salı günü de yatırımcıların ana gündeminde. Ons altın, bir önceki seansta yaklaşık yüzde 4’lük kaybın ardından yedi haftadan uzun sürenin en düşük seviyelerine gerilerken, Türkiye’de gram altın 6.500 TL çevresine çekildi. Piyasaların gözü şimdi ABD’den gelecek ekonomik veriler ile Fed’in faiz politikasına çevrildi.

Gram altında 6.500 TL sınırı
Küresel altın fiyatlarındaki sert gerileme Türkiye’deki fiyatlara da yansıdı. 29 Eylül sabahındaki piyasa verilerinde gram altın yaklaşık 6.500 TL seviyelerinde işlem görüyor. Gram altın güne 6.516 TL seviyesinde başladı
Bir gün önce gram altında 6.600 TL’nin üzerindeki seviyeler görülmüştü. 28 Eylül verilerinde gram altının alış fiyatı 6.607 TL, satış fiyatı 6.608 TL civarındaydı.
Böylece altındaki uluslararası satış baskısı iç piyasada da belirgin şekilde hissedildi.
29 Eylül 2026 sabahı güncel serbest piyasa verilerine göre liste şöyle:
| Altın türü | Alış | Satış |
|---|---|---|
| Gram Altın | 6.497,47 TL | 6.498,34 TL |
| Çeyrek Altın | 10.397,29 TL | 10.626,12 TL |
| Yarım Altın | 20.723,36 TL | 21.245,49 TL |
| Tam Altın | 43.206,00 TL | 43.719,00 TL |
| Ata Altını | 43.259,43 TL | 44.359,53 TL |
Fiyatlar gün içinde sürekli değişebilir ve kuyumcu/serbest piyasa makası nedeniyle farklılık gösterebilir.
Ons altın 7 haftanın dibine yakın
Küresel piyasalardaki hareket daha sert oldu. Reuters’ın 29 Eylül sabahı aktardığı verilere göre spot altın yüzde 0,4’lük sınırlı toparlanmayla 4.130,58 dolar civarında işlem görmesine rağmen, bir önceki seansta 5 Ağustos’tan bu yana görülen en düşük seviyeye kadar geriledi.
ABD altın vadeli işlemleri ise aynı saatlerde yüzde 0,2 düşüşle 4.162,20 dolar seviyesindeydi.
Dolayısıyla bugünkü sınırlı toparlanma, önceki seansta yaşanan büyük kaybı henüz telafi etmiş değil.
Altın neden düştü?
Altındaki satışın arkasında tek bir neden bulunmuyor. Küresel piyasalarda özellikle petrol fiyatları, ABD’deki enflasyon beklentileri, tahvil getirileri, dolar ve Fed’in faiz politikası birlikte fiyatlanıyor.
Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı taşıması, enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden güçlendirebileceği endişesini artırdı. Bu durum ABD Merkez Bankası‘nın faizleri yüksek tutabileceği, hatta yeniden artırabileceği beklentilerini kuvvetlendirdi.
Normal koşullarda jeopolitik gerilimler altına güvenli liman talebini artırabiliyor. Ancak mevcut tabloda petrol kaynaklı enflasyon endişesinin faiz beklentilerini yukarı taşıması altın üzerinde ters yönde baskı oluşturuyor.
Yüksek faiz altını neden baskılıyor?
Altın faiz getirisi sağlayan bir yatırım aracı değil.
Faizlerin ve tahvil getirilerinin yükseldiği dönemlerde yatırımcıların faiz getirisi sağlayan varlıklara yönelme eğilimi artabiliyor. Bu da altın tutmanın alternatif maliyetini yükseltiyor.
Reuters’ın aktardığı CME FedWatch verilerinde piyasaların ekim ayında Fed’in faiz artırmasına verdiği olasılık yüzde 72,5’e yükseldi. Bir hafta önce bu oran yüzde 57,6 seviyesindeydi.
Dolar ve tahvil getirileri de baskı oluşturuyor
Altının karşısındaki diğer önemli unsur ise dolar.
Doların güçlü seyretmesi, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale getirebiliyor. ABD tahvil getirilerindeki yükseliş de faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltabiliyor.
Reuters’a konuşan UBS analisti Giovanni Staunovo, yüksek petrol fiyatları ile ABD’de ilave faiz artırımlarının fiyatlanmasının altındaki son zayıflığın temel unsurları arasında olduğunu belirtti.
Gözler ABD’den gelecek verilerde
Altın yatırımcısı açısından haftanın geri kalanında ABD’den gelecek veriler kritik önem taşıyor.
Tüketici güveni ve açık iş pozisyonlarının yanı sıra ADP özel sektör istihdamı, kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE) ve tarım dışı istihdam verileri takip edilecek. Verilerin enflasyon ve ekonomik aktivitenin güçlü kaldığına işaret etmesi, faizlerin yüksek kalacağı beklentisini destekleyebilir.
Tersi yöndeki veriler ise piyasanın faiz beklentilerini yeniden değiştirebilir.
Seçim Burada Analizi
Altındaki son hareketin dikkat çekici tarafı, jeopolitik gerilimin bu kez altına beklenen güvenli liman desteğini tam olarak sağlayamaması.
Orta Doğu’daki gelişmeler petrolü yükseltirken, yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu besleyebileceği düşüncesi Fed’e ilişkin faiz beklentilerini güçlendiriyor. Bu nedenle aynı jeopolitik gelişme bir taraftan güvenli liman talebini desteklerken diğer taraftan yüksek faiz beklentisi üzerinden altını baskılıyor.
Türkiye’deki gram altın yatırımcısı açısından ise denklem iki parçalı: ons altının uluslararası fiyatı ve dolar/TL kuru. Bu nedenle ons altındaki hareketlerin gram altına bire bir aynı oranda yansıması beklenmemeli.
Kısa vadede yön açısından ABD verileri, Fed beklentileri, dolar, tahvil getirileri ve petrol fiyatlarının seyri belirleyici olacak. Bu nedenle mevcut düşüşün kalıcı bir trend değişikliği mi yoksa sert bir düzeltme mi olduğuna ilişkin kesin bir sonuç çıkarmak için henüz erken.
Gökhan Günaydın’dan Fon Krizinde Çarpıcı İddia: Haber İçin TIKLAYINIZ







