Meclis Açılmadan Fon Krizi Gündeme Oturdu: YENİ Parti’den 15 Maddelik Teklif
TBMM’nin 1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde sermaye piyasalarındaki fon krizi siyasetin önemli gündemlerinden biri haline geldi. Muhalefet partileri Meclis araştırması isterken YENİ Parti, yatırımcıların uğradığı zararların giderilmesi ve benzer krizlerin tekrarının önlenmesi amacıyla 15 maddelik kanun teklifini TBMM’ye sundu.

TBMM yeni yasama yılına başlıyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1 Ekim 2026’da yeni yasama yılı için kapılarını açacak. Genel Kuruldaki açılış programının yanı sıra yeni dönemde ekonomi, bütçe, sosyal politikalar ve devam eden siyasi tartışmaların Meclis gündeminde geniş yer tutması bekleniyor.
Yeni yasama yılı başlamadan önce öne çıkan başlıklardan biri ise son haftalarda yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren yatırım fonları oldu.
Sermaye piyasalarındaki bazı işlemler hakkında yürütülen adli soruşturmalar, SPK’nın aldığı kararlar ve bazı fonların tasfiye sürecine alınması konuyu finans piyasalarının dışına taşıyarak siyasi gündemin de önemli başlıklarından biri haline getirdi.
Muhalefetten peş peşe araştırma önergeleri
Fon piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından farklı siyasi partiler konuyu TBMM gündemine taşıdı.
CHP, İYİ Parti, DEM Parti ve Yeni Yol Grubu tarafından fon piyasasında yaşananların araştırılması amacıyla Meclis araştırması önergeleri verildiği bildirildi. Önergelerde yatırımcıların uğradığı zararların ortaya çıkarılması, denetim süreçlerinin incelenmesi ve sorumlulukların belirlenmesi talep ediliyor.
Böylece fon kriziyle ilgili tartışmaların yeni yasama döneminde Genel Kurul ve komisyon çalışmalarında da gündeme gelmesi bekleniyor.
YENİ Parti’den 15 maddelik kanun teklifi
YENİ Parti ise araştırma önergesinin ötesine geçerek konuya ilişkin 15 maddelik bir kanun teklifini TBMM’ye sundu.
Teklifin temel amacı, fon tasfiyeleri nedeniyle zarar gören yatırımcıların durumuna ilişkin bir mekanizma oluşturulması ve sermaye piyasalarında benzer sorunların tekrar yaşanmasının önüne geçilmesi olarak açıklandı.
Parti, mevcut süreçte yatırımcıların yalnız bırakılmaması gerektiğini savunuyor.
Yüz binlerce yatırımcı süreci takip ediyor
Fon krizinin büyüklüğünü ortaya koyan önemli verilerden biri yatırımcı sayısı.
SPK tarafından daha önce açıklanan verilere göre, tasfiye kararı verilen 131 yatırım fonunda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Bu sayı, etkilenen fonlarda yatırım hesabı bulunan tekil yatırımcı sayısını gösteriyor.
Yatırımcıların fonlardaki pozisyonları, yatırım tutarları ve tasfiye sonucunda ortaya çıkacak durum birbirinden farklılık gösterebilir.
Tasfiye işlemleri devam ederken yatırımcıların alacaklarının hangi takvim içerisinde ve hangi değerleme üzerinden karşılanacağı da sürecin yakından takip edilen başlıklarından biri.
131 fon için tasfiye süreci
SPK, 17 Eylül 2026 tarihli kararları kapsamında 7 portföy yönetim şirketi tarafından yönetilen toplam 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermişti.
Bu fonların TEFAS üzerinden gerçekleştirilen işlemleri de durduruldu. Daha sonra tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için öngörülen sürenin üç aydan altı aya çıkarıldığı açıklandı. Piyasa koşullarının uygun olması halinde sürecin daha erken tamamlanabileceği de belirtildi.
Dolayısıyla yatırımcılar açısından önümüzdeki aylar kritik önem taşıyor.
Bir tarafta adli soruşturma, diğer tarafta tasfiye
Fon krizinde birbirinden ayrı yürüyen süreçlerin bulunduğunun altını çizmek gerekiyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen bazı işlemler hakkında adli soruşturmalar yürütülüyor.
SPK tarafından alınan fonların tasfiyesine ve sermaye piyasasının işleyişine ilişkin kararlar ise idari ve düzenleyici süreç kapsamında bulunuyor.
Siyasi tartışmanın merkezinde yatırımcıların zararı var
Meclis’e sunulan araştırma önergeleri ve YENİ Parti’nin kanun teklifinde öne çıkan ortak başlıklardan biri yatırımcıların uğradığı zararların nasıl karşılanacağı.
Muhalefet partileri ayrıca fon piyasasındaki denetim mekanizmalarının yeterliliğinin araştırılmasını ve sürece ilişkin kamu kurumlarının işlemlerinin incelenmesini talep ediyor. Bunlar muhalefet partilerinin siyasi ve yasama talepleri niteliğinde.
Yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte bu taleplerin Meclis gündeminde nasıl karşılık bulacağı daha net görülecek.
Gözler 1 Ekim’den sonra TBMM’de
TBMM’nin açılmasıyla birlikte kanun tekliflerinin komisyonlara sevk edilmesi, araştırma önergelerinin gündeme alınması ve siyasi partilerin grup toplantılarıyla fon tartışmasının yeni bir aşamaya geçmesi mümkün.
Özellikle YENİ Parti’nin 15 maddelik teklifinin hangi komisyona sevk edileceği ve teklifin Meclis gündeminde ilerleyip ilerlemeyeceği takip edilecek.
Aynı zamanda iktidar kanadından yatırımcıların durumuna ve fon piyasasında yapılabilecek yeni düzenlemelere ilişkin gelecek açıklamalar da sürecin yönünü belirleyecek.
Seçim Burada Analizi
Fon krizinin yeni yasama yılı başlamadan TBMM gündemine taşınması, konunun artık yalnızca sermaye piyasalarının teknik bir meselesi olarak ele alınmadığını gösteriyor. Yüz binlerce yatırımcının doğrudan ilgilendiği tasfiye süreci nedeniyle tartışmanın ekonomik ve hukuki boyutunun yanında siyasi boyutu da büyümüş durumda.
Burada üç ayrı sürecin birbirinden ayrılması gerekiyor: savcılıkların yürüttüğü adli soruşturmalar, SPK’nın fonlara yönelik düzenleyici işlemleri ve TBMM’de siyasi partilerin başlattığı yasama girişimleri.
YENİ Parti’nin 15 maddelik teklifi de bu üçüncü alanın bir parçası. Teklifin sunulması yatırımcıların zararlarının karşılanacağı anlamına gelmiyor; bunun gerçekleşebilmesi için teklifin TBMM’de gerekli yasama aşamalarından geçerek kabul edilmesi gerekiyor.
Yeni yasama döneminde asıl takip edilmesi gereken nokta, siyasi partilerin yatırımcı mağduriyetleri konusunda dile getirdiği önerilerden hangilerinin somut yasal düzenlemelere dönüşeceği olacak.







