Öcalan–Demirtaş Tartışmasında Yeni Perde: Bakırhan’dan Özel’e “Mesele Konut Değil Konum” Yanıtı
Özgür Özel’in Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş üzerinden yaptığı değerlendirmelere DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’dan yanıt geldi. Bakırhan, iki ismin konumlarının birbirinden farklı olduğunu savunurken Öcalan’a ilişkin tartışmanın “konut” üzerinden değil süreçteki rolü üzerinden ele alınması gerektiğini söyledi. Özel ise bir gün önce yaptığı açıklamada iki ismi karşı karşıya getirmek istemediğini belirterek kendi gündeminin demokratikleşme olduğunu vurgulamıştı.

Siyasette son günlerde gündeme gelen Öcalan–Demirtaş tartışması yeni bir açıklamayla devam ediyor.
Bu kez açıklama DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’dan geldi.
Tartışmanın başlangıç noktasında Özgür Özel’in Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki koşullarına ilişkin değerlendirmeler karşısında Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğünü öne çıkaran sözleri bulunuyor.
Özel’in bu yaklaşımı DEM Parti cephesinde eleştirilirken Bakırhan, iki ismin birbirinin alternatifi gibi değerlendirilmesine karşı çıktı.
Bakırhan: “Mesele konut değil, konumdur”
Bakırhan’ın açıklamasındaki en dikkat çekici ifade, İmralı’daki olası yeni koşullara ilişkin tartışmaya yönelik oldu.
Bakırhan, meselenin Abdullah Öcalan’ın hangi konutta kalacağı üzerinden tartışılmasına karşı çıkarak:
“Mesele konut değil, konumdur.”
değerlendirmesinde bulundu.
Bakırhan’a göre asıl tartışılması gereken konu Öcalan’ın devam eden süreç içerisindeki rolü.
DEM Parti Eş Genel Başkanı, bu rolün hukuki olarak tanımlanması gerektiğini savundu.
Öcalan için “baş müzakereci” ifadesi
Bakırhan açıklamasında bir adım daha ileri giderek Abdullah Öcalan’ı sürecin “baş müzakerecisi” olarak nitelendirdi.
Öcalan’ın yalnızca silahsızlanma aşamasında değil, sonraki siyasi süreçte de rol oynayabilmesi gerektiğini savunan Bakırhan, bunun için gerekli hukuki koşulların oluşturulmasını istedi.
Ancak Öcalan’ın bazı yeni kurul veya komisyonlarda yer alacağı yönündeki iddialara ilişkin henüz resmî bir açıklama bulunmadığını da belirtti.
Dolayısıyla Bakırhan’ın sözleri şu aşamada DEM Parti’nin siyasi yaklaşımını ifade ediyor; kesinleşmiş yeni bir hukuki statü veya resmî görevlendirme anlamına gelmiyor.
Demirtaş için ayrı mesaj
Bakırhan, Selahattin Demirtaş’ın durumunu ise Öcalan’ın süreçteki rolünden ayrı değerlendirdi.
Demirtaş’ın özgürlüğü ile Öcalan’ın müzakere sürecindeki konumunun birbirinin alternatifi olmadığını savundu.
Bakırhan’a göre iki isim üzerinden bir tercih oluşturulması doğru değil.
Bu yaklaşım, tartışmanın merkezindeki soruyu da değiştiriyor:
Demirtaş’ın özgürlüğü ile Öcalan’ın süreçteki konumu aynı siyasi başlık altında mı değerlendirilmeli, yoksa birbirinden bağımsız iki konu olarak mı ele alınmalı?
DEM Parti cephesinin yanıtı ikinci seçenek yönünde.
Özel ne demişti?
Tartışmanın diğer tarafında ise Özgür Özel’in açıklamaları bulunuyor.
Özel, Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesinin tartışıldığı bir ortamda önceliğin Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer tutuklu siyasetçilere ilişkin hukuki süreçlerde olması gerektiğini savunmuştu.
Bu sözlerin Öcalan ile Demirtaş’ı karşı karşıya getirdiği yönündeki eleştiriler üzerine de yeni bir açıklama yaptı.
Özel:
“Benim kimseyi karşı karşıya getirmek gibi bir niyetim yok.”
dedi.
Ardından kendi yaklaşımını:
“Benim meselem demokratikleşme adımları.”
sözleriyle tarif etti.
Özel, özellikle Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ile kayyum uygulamaları gibi başlıkları gündeme taşıdı.
Bakırhan’dan Özel’e “polemik” mesajı
Bakırhan’ın bugünkü açıklamasında doğrudan Özel’e yönelik bir başka mesaj da bulunuyor.
Özel’in daha önce Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit sahipleri olması yönündeki açıklamasını hatırlatan Bakırhan, Öcalan’ın da Kürtlerin eşit yurttaşlar olarak Cumhuriyet ile bütünleşmesini savunduğunu belirtti.
Bakırhan buradan hareketle iki yaklaşımın hedeflerinin benzer olduğunu savundu.
Ardından Özel ve partisinden sürece:
“Güncel siyasetin polemiklerinden uzak bir şekilde”
katkı sunmalarını beklediklerini ifade etti.
İki tarafın öncelikleri farklılaşıyor
Son iki gündeki açıklamalar yan yana getirildiğinde Özel ile Bakırhan’ın sürecin tamamen karşısında duran iki yaklaşım ortaya koymadığı, ancak önceliklerinin farklılaştığı görülüyor.
Özel’in açıklamalarında:
Demokratikleşme, AYM ve AİHM kararları, Demirtaş ve diğer tutuklu siyasetçilerin durumu öne çıkıyor.
Bakırhan’ın açıklamalarında ise:
Öcalan’ın süreçteki rolü, bu rolün hukuki statüsü ve Demirtaş ile Öcalan’ın birbirinin alternatifi olarak görülmemesi vurgulanıyor.
Tartışmanın yeni aşamasını oluşturan temel ayrım da burada ortaya çıkıyor.
Seçim Burada Analizi | Tartışma isimlerden sürecin çerçevesine kayıyor
Özgür Özel ile Tuncer Bakırhan arasında başlayan tartışmayı yalnızca “Öcalan mı, Demirtaş mı?” şeklinde okumak eksik kalabilir.
Çünkü son açıklamalar iki tarafın da meseleyi farklı bir siyasi çerçeveye oturttuğunu gösteriyor.
Özel, demokratikleşme ve yargı kararlarının uygulanmasını öne çıkarıyor.
Bakırhan ise Öcalan’ın yürütülen süreçteki rolünün hukuki olarak tanımlanmasını savunuyor ve Demirtaş’ın durumunun bundan ayrı değerlendirilmesini istiyor.
Bu nedenle tartışmanın bundan sonraki aşamasında asıl konu iki siyasi aktörün birbirine karşı konumlandırılmasından çok, yürütülen sürecin hukuki ve siyasi çerçevesinin nasıl oluşturulacağı olabilir.
Özellikle Öcalan’ın süreçteki rolünün hukuki statüye kavuşturulması talebi yeni tartışmaları beraberinde getirebilir.
Buradaki önemli ayrım ise şu:
Bakırhan’ın açıklaması bir siyasi talep ve değerlendirme niteliğinde. Öcalan’a yeni bir hukuki statü verildiğine veya “baş müzakereci” sıfatının devlet tarafından resmen tanındığına ilişkin doğrulanmış bir karar bulunmuyor.
Dolayısıyla önümüzdeki dönemde takip edilmesi gereken temel gelişme, bu siyasi taleplerin hükümet ve TBMM cephesinde herhangi bir somut karşılık bulup bulmayacağı olacak.







