İYİ Parti–Zafer Partisi Hattında İttifak Trafiği: Özdağ Formülü Genişletti Dervişoğlu Kapıyı Kapatmadı
2028 seçimlerine doğru muhalefette yeni bir ittifak ihtimali giderek daha fazla konuşuluyor. İYİ Parti ile Zafer Partisi arasında henüz resmî bir anlaşma bulunmasa da iki partinin liderlerinden gelen son açıklamalar, ortak hareket seçeneğinin masadan kalkmadığını gösteriyor. Ümit Özdağ ise formülü yalnızca İYİ Parti ve Zafer Partisi ile sınırlamıyor.
Siyasette gözler bir kez daha İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasındaki hatta çevrildi.

Aylardır zaman zaman gündeme gelen olası seçim işbirliği, Özdağ’ın son açıklamasıyla yeniden tartışılmaya başlandı.
Ancak ortaya çıkan tabloyu doğrudan “ittifak kuruldu” şeklinde okumak için henüz erken.
İki parti tarafından ilan edilmiş bir seçim ittifakı veya imzalanmış ortak protokol bulunmuyor.
Buna karşılık liderlerin açıklamaları, seçim şartları oluştuğunda ortak hareket ihtimalinin değerlendirilebileceğini gösteriyor.
Özdağ: Sadece İYİ Parti ve Zafer Partisi değil
Ümit Özdağ’a doğrudan “İYİ Parti–Zafer Partisi ittifakı” soruldu.
Özdağ’ın yanıtındaki en dikkat çekici nokta ise olası birlikteliği iki partiden oluşan dar bir yapı olarak tarif etmemesi oldu.
Zafer Partisi lideri mevcut seçim sisteminin partileri ittifaklara yönelttiğini savunarak, birbirine yakın partilerin ortak hareket etmesinin daha kolay olduğunu söyledi.
Özdağ ayrıca şartların oluşması halinde başka siyasi partilerin de böyle bir yapının içerisinde bulunabileceğini belirtti.
Bu açıklama, tartışmanın yalnızca İYİ Parti + Zafer Partisi formülünden ibaret olmayabileceğini gösteriyor.
Dervişoğlu: “Siyaset başka bir şey”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Zafer Partisi ile seçim ittifakı ihtimaline ilişkin doğrudan konuştu.
Dervişoğlu, Ümit Özdağ ile uzun yıllara dayanan kişisel ve siyasi ilişkisine dikkat çekti.
Özdağ ile yakın görüştüklerini belirten Dervişoğlu, buna rağmen kişisel ilişkiler ile siyasi kararların birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.
İYİ Parti liderinin yaklaşımında dikkat çeken nokta ise ittifak ihtimalini kesin biçimde reddetmemesi.
Dervişoğlu, seçim döneminde Türk milletinin menfaatleri doğrultusunda oluşacak şartlara göre hareket edecekleri mesajını verdi.
Mart ayında başlayan tartışma giderek büyüdü
İki parti arasındaki ittifak tartışması yeni değil.
Ümit Özdağ mart ayında İYİ Parti ile Zafer Partisi arasında kurulabilecek bir ittifakı Türk siyasetindeki “en doğal” ittifaklardan biri olarak değerlendirmişti.
Dervişoğlu ise o dönemde ortada henüz bir seçim takvimi bulunmadığını hatırlatarak ittifak konularının zamanı gelmeden kesinleştirilmesine mesafeli yaklaşmıştı.
Buna rağmen kapıyı tamamen kapatmamıştı.
Nisan ayında yaptığı başka bir değerlendirmede ise mevcut sistemin ittifakları teşvik ettiğini ve seçmenin muhalefeti bir arada görme beklentisinin bulunduğunu söylemişti.
Ağustos ayında tansiyon yükseldi
İttifak tartışmasının en dikkat çekici aşamalarından biri ağustos ayında yaşandı.
Özdağ, İYİ Parti’nin yanı sıra BTP ve başka partilerle ortak hareket edilmesine açık olduğunu belirterek bunu kendi siyasi yaklaşımı açısından “tarihi bir sorumluluk” olarak tanımladı.
Dervişoğlu ise ittifakların dışarıdan dayatılmasına karşı olduğunu söyledi.
Bunun üzerine Özdağ, Dervişoğlu ile zaman zaman telefonla görüştüklerini ve bu temasların devam edeceğini açıkladı.
Böylece iki lider arasında yöntem konusunda farklı açıklamalar ortaya çıksa da siyasi iletişim kesilmedi.
Ankara’da “üçlü ittifak” iddiası da konuşuldu
Aynı dönemde Ankara kulislerinde farklı bir senaryo gündeme geldi:
İYİ Parti + Zafer Partisi + Anahtar Parti.
Ağustos ayında yayımlanan kulis haberlerinde üç parti arasında yeni bir siyasi zemin oluşturulabileceği ileri sürüldü.
Ancak bu senaryo da resmî bir ittifak anlaşmasına dönüşmüş değil.
Dolayısıyla bugün itibarıyla İYİ Parti, Zafer Partisi veya Anahtar Parti’nin ilan ettiği üçlü bir seçim ittifakı bulunmuyor.
Özdağ’ın son açıklaması formülü değiştirdi
Son açıklamanın önceki tartışmalardan ayrıldığı nokta burada ortaya çıkıyor.
Özdağ artık meseleyi yalnızca:
İYİ Parti + Zafer Partisi
şeklinde tarif etmiyor.
Zafer Partisi liderinin yaklaşımına göre seçim döneminde birbirine siyasi olarak yakın partilerden oluşan daha geniş bir yapı ortaya çıkabilir.
Bu nedenle tartışmanın önümüzdeki dönemde “İYİ Parti ile Zafer Partisi ittifak yapacak mı?” sorusundan,
“Olası ittifakta hangi partiler bulunacak?”
sorusuna doğru evrilmesi mümkün.
Masada ne var, ne yok?
Bugünkü tabloyu üç ayrı başlıkta değerlendirmek gerekiyor.
Resmî ittifak: Yok.
Liderler arasında temas: Var.
Seçim döneminde ortak hareket ihtimali: Her iki tarafın açıklamalarında tamamen dışlanmış değil.
Bu ayrım önemli.
Çünkü liderlerin karşılıklı olumlu mesajları veya görüşmeleri, tek başına seçim ittifakının kurulduğu anlamına gelmiyor.
Seçim Burada Analizi | İttifaktan önce “ittifakın sınırları” tartışılıyor
İYİ Parti–Zafer Partisi hattındaki gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde henüz bir seçim ittifakından çok ittifak zemininin tartışıldığı bir dönemden söz etmek daha doğru görünüyor.
Ümit Özdağ’ın açıklamalarındaki değişim özellikle dikkat çekiyor.
İlk aşamada İYİ Parti ile Zafer Partisi arasındaki yakınlığa vurgu yapılırken sonraki açıklamalarda BTP ve başka siyasi partiler de olası işbirliği denklemine dahil edildi.
Son açıklamasında ise Özdağ ittifakın yalnızca iki partiyle sınırlandırılmaması gerektiğini açık biçimde ortaya koydu.
Müsavat Dervişoğlu’nun çizgisi ise daha temkinli.
İYİ Parti lideri Özdağ ile iletişimini ve kişisel yakınlığını gizlemiyor ancak seçim ittifakını bugünden kesinleştiren bir açıklama da yapmıyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemin asıl göstergesi liderlerin birbirleri hakkında söylediklerinden çok, partiler arasında resmî heyet görüşmelerinin başlayıp başlamayacağı olacak.
Böyle bir süreç başlarsa ikinci soru da kendiliğinden ortaya çıkacak:
İYİ Parti ve Zafer Partisi yalnız mı hareket edecek, yoksa üçüncü ve dördüncü partilerin de katıldığı daha geniş bir seçim işbirliği mi kurulacak?
Şimdilik kesin olan nokta, ittifakın ilan edilmediği; buna karşılık iki liderin de gelecekteki siyasi işbirliği ihtimalini bütünüyle dışlamadığı.







