Türkiye Seçime Gitmiyor Ama Siyaset Çoktan Seçimde
Takvimde seçim yok. Sandık görünmüyor. Ama Türkiye siyasetine baktığımızda partilerin çoktan seçim pozisyonu almaya başladığını görüyoruz.
Yeni Parti’nin yükselişi muhalefetteki eski dengeleri değiştirdi.
CHP artık yalnızca AK Parti ile değil, kendi seçmen havuzunda büyüyen yeni bir siyasi güçle de rekabet ediyor.
İYİ Parti ise Müsavat Dervişoğlu yönetiminde kendisine ayrı bir yol açmaya çalışıyor.
İktidarın önündeki en önemli sınav ise ekonomi.
Enflasyon rakamlarının gerilemesi elbette önemli.
Ancak seçmen ekonomiyi istatistiklerden değil; marketten, kiradan, kredi taksitinden ve maaşının satın alma gücünden ölçüyor. Bu nedenle Mehmet Şimşek’in ekonomi programının siyasi başarısını belirleyecek asıl soru
“Enflasyon düştü mü?” değil, “Vatandaş bunu cebinde hissetti mi?”
olacak.
Bir taraftan yeni anayasa konuşuluyor, diğer taraftan belediyelerde ve Meclis’te dengeler değişiyor.
Anketlerde seçmenin partiler arasındaki hareketliliği giderek daha fazla dikkat çekiyor.
Bütün bunların ortak bir anlamı var:
Türkiye’nin bir sonraki seçiminin mücadelesi seçim tarihi açıklandığında başlamayacak. Aslında çoktan başladı.
Sandık belki 2028’de kurulacak.
Ama o sandığın hikâyesi 2026’da yazılıyor.
