Siyasette Güven Kaybolursa Ne Olur?
Siyasette her seçim döneminde çok sayıda vaat duyuyoruz.
Yeni projeler, yeni hedefler, yeni sözler…
Ancak bütün bunların üzerinde tek bir kavram var:
Güven.
Bir seçmen, kendisini temsil ettiğine inandığı siyasetçiye güvenmek ister. Verilen sözlerin tutulacağına, anlatılan projelerin gerçekten hayata geçirileceğine inanmak ister.
Güven varsa eleştiri bile daha sağlıklı yapılabilir.
Güven yoksa en doğru açıklama bile şüpheyle karşılanabilir.
Bugün Türk siyasetinin en önemli sorunlarından birinin de bu olduğunu düşünüyorum.
Vatandaş sadece “Ne yapacaksınız?” diye sormuyor.
Artık “Bunu gerçekten yapacak mısınız?” diye de soruyor.
Sözden çok icraat
Siyasette güçlü konuşmak kolaydır.
Kalabalıkların karşısına çıkıp büyük hedefler açıklamak da kolaydır.
Zor olan ise verilen sözün arkasında durmaktır.
Seçmen bunu görmek istiyor.
Bir siyasetçi hata yaptığında bunu kabul edebiliyor mu?
Yanlış karar verdiğinde geri adım atabiliyor mu?
Eleştiriye tahammül edebiliyor mu?
Vatandaşın sorununu gerçekten dinliyor mu?
Bence siyasi güven biraz da bunlarla oluşuyor.
Seçmen değişiyor
Bugünün seçmeni geçmişe göre daha fazla bilgiye ulaşabiliyor.
Bir açıklamanın eski kayıtlarına ulaşmak, verilen sözleri karşılaştırmak, farklı görüşleri okumak artık çok kolay.
Bu nedenle siyasette unutulacağını düşünülen birçok söz, yıllar sonra yeniden gündeme gelebiliyor.
Siyasetçiler için bunun anlamı açık:
Bugün söylediğiniz her söz, yarının hesabına dönüşebilir.
Güven yeniden kurulabilir mi?
Elbette kurulabilir.
Bunun yolu da çok karmaşık değil.
Daha az slogan…
Daha fazla samimiyet.
Daha az suçlama…
Daha fazla çözüm.
Daha az vaat…
Daha fazla icraat.
Vatandaş siyasetçiden kusursuz olmasını beklemiyor.
Ama dürüst olmasını bekliyor.
Yanlış yaptığında “Yanlış yaptım” diyebilmesini istiyor.
Son söz
Siyaset aslında insanla insan arasındaki güven ilişkisidir.
Seçmen oy verirken sadece bir partiye veya adaya oy vermiyor.
Aynı zamanda “Sana güveniyorum” diyor.
Bu nedenle siyasetçinin sahip olabileceği en büyük güç makam değil, vatandaşın güvenidir.
Makam değişir.
Partiler değişir.
Seçimler gelir geçer.
Ama güven kaybedildiğinde onu yeniden kazanmak çok daha zordur.
Bu yüzden siyasetin bugün en çok ihtiyacı olan şey belki de yeni sloganlar değil:
Daha fazla güven.
